Ağız Kopuzu (Ağız Arpı) Nedir?

Türk çalgılarının en eski türlerinden biri olan kopuz,  Türk kültür ve tarihinde önemli bir yere sahiptir. Gelin, şimdi bu kopuz türlerinden biri olan ağız kopuzu hakkında bilgi vermeye çalışalım.

yuzdeyuzsanat 11 - Ağız Kopuzu (Ağız Arpı) Nedir?

Ağız kopuzu nedir sorusuna cevap vermeden önce ağız kopuzu ve onun tarihçesine kısaca bir göz atalım.

Kopuzun tarihçesini bazı bilim insanları 1000 yıl öncesine götürür. Ancak bir makalede geçen araştırmaya göre Pazırık Kurganlarını esas alacak olursak kopuzun tarihini 3. ve 6. yüzyıllara kadar götürebiliriz.  Şimdi de ağız kopuzutarihine bakalım.

Ağız kopuzu tarihçesi hakkında şunları söyleyebiliriz ki bu çalgı Türklerin göçleriyle paralel bir şekilde yayılma göstermiş ve kültürler arası etkileşim halinde gelişim göstermiş olabilir. Ağız kopuzu ve buna benzer çalgılara aynı zamanda pek çok milletlerin müzik kültüründe de rastlanabilir.

Aynı zamanda bazı kültürlerde bir yandan ağız kopuzu çalınır ve bir yandan da destanlar anlatılır. Destan anlatma geleneğinin de önemli bir unsuru sayılan müzik aleti geleneğin yaşaması ve nesillere ulaşması açısından da önemli bir yere ve öneme sahip olmuştur diyebiliriz.

Ağız Kopuzu Nedir?

Ağız kopuzu, kopuz türünün ikinci sınıfını oluşturan bir çalgıdır. Ağız kopuzu gibi çalgılara Orta Asya’da “ağız tamburası” ismi de verilir. Bazı bölgelerde “Demboi” ismi de kullanılır. Yaklaşık 6 bin yıllık bir tarihe sahip olan ağız kopuzu Orta Asya Türklerinin şaman ayinlerinde de kullanılan bir müzik aleti olarak karşımıza çıkar. Çeşitli boy ve şekilleri olan ağız kopuzu, Avrupa ve Amerika’da “Ağız Arpı” olarak da adlandırılır. Bir Türk çalgısı olan ağız kopuzu, demir kopuz, awız kopuz, ağız kopuzu, domboi, şankopız, awıa gubuz benzeri adlarla çeşitli Türk Cumhuriyetleri’nde kullanılır.

Ağız Kopuzu Nasıl Ses Çıkarır?

Ağız kopuzu sesi, ağız boşluğundan rezonatör yardımıyla çıkan sestir. Ağız kopuzu gibi çalgılarda metalden bir dilin metal çatalın ortasına yerleştirilmesiyle çıkar. Bu dil ağız içerisinde hareket ettikçe titreşimler meydan gelir ve ağızdaki nefesle birlikte değişik sesler çıkarır. Ağız boşluğu kullanılarak değişik melodilerin oluşturulmasına yardımcı olur.

Ağız kopuzu çıkardığı ses itibariyle şamanların da ruhlarının transa geçmesini sağlamış ve koruyucu ruhları çağırırken kötü ruhların da ortamdan uzaklaşmasını kolaylaştırmıştır. Bu açıdan da ağız kopuzu çalmak şamanlar için yer altı ve yer üstü güçlere ulaşmada bir araç görevi de görmüştür.

Ağız kopuzu sesinin aynı zamanda doğaüstü güçleri de etkilediğine inanılır ve bazı bölgelerde ağız kopuzunun çalınmaması gerektiği düşünülür.

Ağız Kopuzu Nerenin?

Ağız kopuzu tarihçesi ve çıkış yeri Türk yurdu olarak gösterilebilir. Metal ağız kopuzları ve dilli kopuzlar, Türk beldelerinde ortaya çıkarak buralardan Avrupa, Amerika ve Afrika’ya yayılmışlardır. Ağız kopuzu, eski çağlardan günümüze kadar ulaşabilmiştir.

Ağız kopuzu, etnik müzik ve şaman ayinleri sırasında da vazgeçilmez bir müzik aleti olarak karşımıza çıkar. Aynı zamanda Türk kültüründen izler taşıyarak günümüze kadar ulaşmış bir çalgıdır. Günümüzde Orta Asya kültüründe yaygın olarak kullanılagelen ağız kopuzu, son zamanlarda ülkemizde de yaygınlaşmaya başlamıştır diyebiliriz.

Ağız kopuzu, Türk boyları arasında ortaya çıkmış bir müzik aleti olması ve varlığını devam ettirmesi bakımından bugün de büyük bir yerinin ve değerinin olduğu söylenebilir. Çünkü kültürel etkileşimi sağlayan ağız kopuzu, varlığını bu boylarla gerçekleştirmiş ve sürdürmüştür. Peki, ağız kopuzu nasıl yapılır?

Ağız Kopuzu Nasıl Yapılır?

Ağız kopuzu ilk şekillerine bakıldığı zaman tek parça ağaç, bambu ya da kemik kullanılarak yapıldığı görülür. Milattan sonra 8.-9. yüzyıllarda metaller kullanılarak yapılmaya başlanmıştır. Ağız kopuzu, bazı Türk topluluklarında ağaç veya kamış yardımıyla yapılır. Ağız kopuzu, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nde ve Kuzey Moğolistan’da metal alaşımlarından yapılmış şekilleriyle de görülür. Hindistan ve okyanus adalarında da bambu ile yapılan türleri de vardır. Ağız kopuzu metalden bir dilin metal bir çatalın ortasına yerleştirilmesiyle meydana gelir.

Genel olarak ağız kopuzu ve onun çıkış noktasını bununla birlikte bu günkü yayılım alanlarını gözden geçirecek olursak bu çalgının kültürler arası etkileşim yoluyla bugüne kadar ulaşabildiğini görebiliriz. Aynı zamanda bu müzik aletinin Türk yurtları arasında var olması ve varlığını sürdürmesi Türk dünyası açısında da büyük bir öneme sahiptir diyebiliriz.

Cevap Bırakın

Şimdi İletişime Geç!

Hayallerini daha fazla erteleme ve haftanın her günü sabah 9'dan akşam 11'e kadar faaliyetlerine devam eden sanat merkezimizi ziyarete et!